DOLAR 13,4982-0.19%
EURO 15,4205-0.11%
ALTIN 791,010,19
BITCOIN 577909-0,79%
Ankara

AÇIK

15:45

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

Banner 728x90
Banner 728x90
Bir yere göçmeyen kuşlar

Bir yere göçmeyen kuşlar

ABONE OL
2 Aralık 2021 13:59
Bir yere göçmeyen kuşlar
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Göçmen kuşlar uçtu gitti sıcak yerlere. Amaçları kuzeydeki soğuktan etkilenmeden güneyin sıcağına, güneyin bereketine uçmak.

Kelaynak kuşu da bir göçmen kuş. Sayısı azaldı diye, artık göçmesine izin verilmiyor. Kelaynak kuşu, yıllardır göçemeyen bir kuş. Her sonbaharda göçen kuşları görünce hüzünleniyor olabilir.

Göçmeyen kuşlar, adaptasyonu kolay olan kuşlar olabilir. Soğuğa, sıcağa, açlığa tahammül eden kuşlar olabilir. Binlerce kilometre uçan kuşlara nispeten tembel kuşlar olamazlar. Gözleri yol gözleyen kuşlar olmamaları, onları meraklı olmayan kuşlar yapmış olamaz.

Gün boyunca yemek arayan küçücük serçelerle dolu bir ağaç görüyorum her gün. Boyu iki metre ya var ya yok. Henüz siteleşmemiş bir kaldırımın kenarında, tesadüfen biten bir ağaç. Muhtemelen, zamanın birinde, bir kuşun ya da rüzgarın taşıdığı bir meyve tohumunun vesilesi ile olan bir ağaç.

O ağaç gibi birçok ağaç, göçmeyen kuşlara, dört mevsim boyunca ev oluyor. O ağaçlar, o kuşların göçmeden yaşayabilmesine vesile olan kökleri oluyor. Her ağaç ile kök salıyor kuşlar yaşadıkları habitata.

O ağaçlar, o kuşların güvendikleri dağları oluyor. İnsanlarda da öyle olmaz mı? Ömrünü aynı şehirde geçiren insanlar vardır. Çok sıkı bağları olur bir şehirle, başka bir şehre gidemezler. Kimisinde başka bir şehir özlemi olur, kelaynak kuşları gibi, kimisinde başka bir şehir özlemi olmaz, serçeler gibi.

İnsanoğlu kuş misali diye bir sözümüz vardır. Bu söz, dünyanın bir ucundan öte ucuna giden, kuşlara benzetilen insanlar için kullanılır. Oysa göçmeyen, aynı ağaçta ömür geçiren kuşlar gibi insanlar için de geçerli bir sözdür bu söz. İnsanoğlu kuş misalidir. Ya yerini çok sever, oraya çok bağlanır, orada ömrünü geçirir ya yerini sevmez, ya da yeri ona yar olmaz, yeri karnını doyurmaz o da başka bir yere gitmek zorunda kalır. Kimi bu gidişi başarır kimi başaramaz.

Göçmen kuşlardan yolu tamamlayamayanları ya da geri dönmeyi başaramayanları, öteki göçmen kuşları yolundan döndürmez. Göçmeyen kuşlar da, o yolda kalan kuşlardan dolayı, göçmekten vazgeçmiş değiller.

Kuş kadar canı olmak, diye bir sözümüz vardır. Kuşlar, malum olduğu üzere çok hassas, çok kolay ölebilen canlılardır. Öyle olan insanlar için kullanılır bu söz. Bazı insanlar kuş gibi narin olurlar, dünyanın çilesine katlanamazlar.

Bir de kuş uykusu diye bir sözümüz var. Tedirgin şekilde uyumak anlamına gelen bir sözdür. Küçük bir serçenin bir ağacın üstünde yaptığı yuvada, her seste, her hava değişiminde ürpermesinden adını almıştır.

Üç günlük dünyada, yaşadığımız her ana bir anlam verme çalışmasıdır yaşamak. Dünyada yaşadıkça, geçirilen günler çok gelmez. Beklerken çok gelen günler, geçince nasıl geçti, anlaşılmaz bile. Yeni doğan bir çocuğun, kırkı bir türlü gelmez başta, sonra birden o çocuk, üniversitelik olur, nasıl oldu anlaşılmaz. İnsan bunu bu dünyada yaşadığı gün sayısı artınca anlıyor. Her gün, yeni bir acıya gebe, tıpkı yeni bir güzelliğe gebe olduğu gibi.

Ben bu yazıyı yazarken bir arkadaşım kız kardeşini kaybetti. Bu benim bildiğim, bilmediğim birçok kayıplar vardır.

Aynı şekilde bu yazıyı yazarken, evlenme niyeti olanlar ve doğan bebekler oluyordur.

Yazının üstünde kullandığım görsel, eski bir Ankara mahallesinden. Yılların aşındırdığı bir bank, mevsimlerin boyadığı bir sarmaşık. Kim bilir kaç kuşun, kaç insanın değdiği bir bank, onlara gölge eden bir sarmaşık. O sarmaşık birçok kuşa besin olmuştur. Baharda, buradan geçen göçmen kuşlar, ondan tohum almıştır. Onlar tohum alıyorken, yakında olan serçeler, güvercinler, onun üzerinde dolaşan böcekleri yemiştir. Onlardan kalan böcekleri ve tohumları, kafeslerden kaçıp yaşam mücadelesi veren muhabbet kuşları yemiş olabilir.

Sıcak diyarların kuşu olan muhabbetlerde, şehirlerin göçmeyen kuşu olmuştur. Hiç alakası olmayan toprakların kuşu olmuşlardır. Böyle insanlar da vardır. Hiç alakası olmayan şehirleri, şehirleri yapmışlardır.

En az, göçmen kuşlar kadardır göçmeyen kuşlar. Her biri farklı bir kök hikayesi barındırır, bedeninde. O hikaye ile ölürler. Tıpkı, kendi kök hikayesi olan insanlar gibi. O hikayeyi, bazen hem yazarız hem oynarız, bazen sadece oynarız, ama hiç durmayız. Kuş gibi, karnımızı doyurmak için dolaşır dururuz.

Kuşları, onların yaşamı sevdiği kadar seviyorum. Onları yazmayı da çok seviyorum, onlara bakmayı da çok seviyorum. Umuttur kuşlar bana.

Kuş gibi kanat açsın gönlünüz, tüm umutlarınıza.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP