DOLAR 13,81800.03%
EURO 15,6734-0.4%
ALTIN 798,090,12
BITCOIN 574630-1,22%
Ankara

KAPALI

15:40

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

Banner 728x90
Banner 728x90
Bu Günümüz Dün Gibi Olmasın

Bu Günümüz Dün Gibi Olmasın

ABONE OL
4 Ağustos 2021 12:21
Bu Günümüz Dün Gibi Olmasın
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Atılganlık, girişkenlik, insanlara karşı sıcak davranma, empati, gündelik konuşma, insanlarla diyalog yürütme becerisi, iyi dinleme becerisi, kendini açık biçimde ifade edebilme, rahatsız olduğu konuları uygun biçimde ben diliyle dile getirme, olanı biteni iyi algılama gibi davranış ve tutumlar sosyal beceridir.

Doğumdan itibaren içine düştüğümüz sosyal hayatta huzurlu, keyifli, verimli bir şekilde var olabilmemiz için, içimizde var olan potansiyeli açığa çıkarabilmemiz için edinmemiz gereken beceridir sosyal beceri.

1997 yapımı Robin Williams ve Matt Damon’un başrolde oynadığı ‘Can Dostum’ filminde sosyal becerinin eksik olduğu çok zeki bir çocuğun hikâyesi anlatılıyor. Sayısal anlamda dikkat çekecek kadar çok zeki bir genç olan kahraman sosyal anlamda antisosyal bir gençtir. Antisosyallik toplumun huzurunu bozmaktır, bir kişilik bozukluğudur. Başkalarının haklarına saygı duymamak, başkalarının haklarına tecavüz etmek eğiliminde olmaktır. Dürtüsel hareket etmek, öfke kontrolü sağlayamamaktır.

Gençteki potansiyeli ketleyen antisosyal davranışlardan kurtulması kendine zekâsına uygun bir hayat kurabilmesi için bir danışmanla çalışmaya yönlendirilir.

Danışman eşini yeni kaybetmiş biridir. Kaybettikleri ya da kaybedeceklerini düşünmek yerine sahip olduğu yaşadığı güzellikleri düşünen biridir. Kendi halinde, üstü başı da kendi halinde, başarı peşinde koşmayı bulduğu güzelliklere sahip olmaya yeğleyen, yaşamın amacını öğrenmiş birisidir.

Antisosyal haliyle direnen genç kahramana filmin sonuna doğru ulaşır. Antisosyallik kişiliğin altında, bağlanma korkusu olduğunu ortaya çıkarır. Kaybetmekten korkan kahraman, sevdiği kız da dahil, elde ettiği her yeni insanı kendi terk ederek, aklınca kendini kaybetmekten kurtarır. Başarısız olmaktan korktuğu için, kendini potansiyelinin altında işlerle oyalar.

Neredeyse 25 yıllık film şu an dejenere olmuş ülke insanlarının halini anlatılıyor.

Teknoloji dışında her şeyi, en az 20 yıl gerisinden aldığımız batı âleminin o zamanını yaşıyoruz ülke olarak.

Gençlerin ve gençlerden bir iki jenerasyon üstteki insanların ağzında hep aynı laf.

Bağlanmaya, evliliğe, çocuk sahibi olmaya karşı bir duruş var. Mutsuz olunan işlerle bezgin bir hayat yaşayıp, anlık paraya, hazza endeksli bir yaşam yaşama merakı var.

Bakarsan herkes gününü gün ediyor. Sonraki gün önceki güne baktığında ise birbirinin aynı günler yaşamış içindeki potansiyeli açığa çıkarma adına hiçbir şey yapmayan, Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisindeki piramidin en alttaki adımlarında kalarak, fiziki ihtiyaç gidererek ömür geçirmeyi yaşamak sanan, hayatı yaşayan insanlar var.

Hz. Muhammed ‘İki günü aynı olan ziyandadır.‘ diyor. Tam da sosyal becerisi eksik insanlar için söylenmiş bir söz.

İletişim, hava kadar su kadar önemli bir ihtiyaçtır. İletişim becerisi ise hayat kurtaran bir beceridir. Tüm ötekileştirmeleri telafi edebilecek, toplumu kenetleyebilecek, huzuru tesis edebilecek bir beceridir. Tüm beceriler gibi isteyince elde edilebilecek bir beceridir.

Tüm dünya olarak daha önce görmediğimiz farkta felaketlere maruz kaldığımız bu günlerde, üzerine atom bombası atılıp yeniden inşa edilmiş Hiroşima görselinde olduğu gibi, kendimizi yeniden inşa edebiliriz. Yeniden inşa edilen her bireyle beraber, ülkemiz de yeniden inşa edilebilir.

İşe bize zerre faydası olmayan malayani meşgalelerden kurtulmayla başlayabilir, ülkemizin bizi biz yapan değerlerini korumayla devam edebiliriz.

Bu günümüz dün gibi olmasın. Daha güzel olsun. Onu daha güzel edelim.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP