DOLAR 13,81800.03%
EURO 15,6734-0.4%
ALTIN 798,090,12
BITCOIN 574630-1,22%
Ankara

KAPALI

15:40

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

Banner 728x90
Banner 728x90
Ev sahibi misafiri istemezmiş, misafir sonraki gelen misafiri

Ev sahibi misafiri istemezmiş, misafir sonraki gelen misafiri

ABONE OL
10 Eylül 2021 14:14
Ev sahibi misafiri istemezmiş, misafir sonraki gelen misafiri
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Bir göçmen ile konuştum. Yedi buçuk yıldır Türkiye’de yaşıyor. Irak Türkmen’i olan bir göçmen.

36 yaşında, evli ve 3 çocuğu var. En küçüğü yeni doğmuş. Irak’tan evli gelmiş. Babası ekmek işi yapıyor, kendisi döşeme işi yapıyor.

Saddam zamanında, Irak’ta iken evi arabası varmış. Güzel bir hayatı varmış. Saddam’ın damatlarını vurdurtmasını sordum ona, çok adil biri idi dedi. Damadını bile ayırmadı dedi.

Saddam zamanında ülkede mezhep ayrılığı yoktu dedi. Huzur vardı dedi. Eski beri onları sevmeyen İran’dan bahsetti.

Saddam’dan sonra ülkede huzur kalmadı, dedi. Bir yerlerin bombalanmasından bunaldıkları için gelmişler. Her gece bombalama oluyordu, dedi. Sokakta dolaşan askerlerin, keyfi uygulamalarından bahsetti. Kadınlara sokağa çıkma yasağı getirilmesinden bahsetti. Yasağı bilmediği için pazara giden kadınlara verilen cezalardan bahsetti. Bir an aklıma ‘uçurtma avcısı’ kitabı geldi. Afganistan geldi.

Onlar da çoğu Türkiyeli gibi Suriyeli ve Afganlıları sevmiyormuş. Bir atamızın söylediği ‘ev sahibi misafiri, misafir sonraki misafiri sevmezmiş.’ lafı geldi aklıma.

Göçmenlerin sigorta durumunu sordum. Vatandaş olmayana bir faydası olmadığını söyledi. Vatandaşlığı olmadığı için onun da sigortası yokmuş. Hastalandıkları zaman Birleşmiş Milletler fonu tarafından hastaneye gidebiliyorlarmış.

Göçmenlere verilen yardımı sordum. Birleşmiş Milletler’in Türkiye’ye verdiği yardımdan bahsetti. 18 yaş altı 3 çocuğa sahip ailelelere verilen şu an, 120’den 155 TL’ye çıkan para yardımından bahsetti.

Bebeği doğduktan sonra o da başvurmuş. Cevabı bekliyormuş. ‘Yemin ederim, o üçüncü çocuğu para için yapmadım abla. ‘ dedi. ‘Ben yedi buçuk yıldır buradayım, bugüne kadar yardım almadan aileme baktım, bugünden sonra da bakardım. ‘ dedi. Irak’ta hastalıktan ölen 2 bebeğinden bahsetti. Yıllarca bebeği olmadığından bahsetti.

Saçı başı yapılmış, esans sürülmüş, ayağında bağcıklı ayakkabı olan biri idi. Daha önce de göçmenlerle çalışmıştım. Hiçbirinden hiçbir yanlış görmedim. Saygılı, mesafeli ve merhametli idiler.

Ülkemiz düzelsin, diye bekliyordu hepsi. Hiçbirinin vatandaşlığı yoktu. Vatandaşlık almanın kolay bir şey olmadığını anlattı hepsi.

Ailelerinin ve kendilerinin güvende olması ve karınlarının doyması dışında bir istekleri yoktu.

İki gün önce yaşadığımı hiç yorum katmadan aktarmak istedim. Onlar hakkında, yeni öğrendiğim bilgileri aktarmak istedim. Bana ilginç geldi, sadece bende kalsın istemedim.

Eylül iyice geldi ve sonbaharı getirdi. Sonbaharın son değil, yazın rehavetinden, kışın düzenine doğru bir geçiş olduğunu, hatta hayata, tertibe düzene başlangıç olduğunu düşünüyorum.

Dilerim bu sonbahar, dünyaya sağlık, huzur ve barış getirsin.

(Görsel, Atakule balkonundan)

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP