DOLAR 13,81800.03%
EURO 15,6734-0.4%
ALTIN 798,090,12
BITCOIN 574630-1,22%
Ankara

KAPALI

15:40

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

Banner 728x90
Banner 728x90
Hep Yeşil Kalacağız Sanıyoruz

Hep Yeşil Kalacağız Sanıyoruz

ABONE OL
27 Ekim 2019 21:16
Hep Yeşil Kalacağız Sanıyoruz
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ankara baharlarda güzel. Mesela şimdi, ağaçlar rengarenk olmuş, az rüzgâr çıkmayı görsün hemen birkaç tanesi kapılı veriyor rüzgâra. Yere düşemiyor bazen yaprak. Yere düşenler, buraya has minik hortumlarla birden dönmeye durabiliyorlar. Üç beş dakika dönüyorlar.

Niye kopar yapraklar dallarından, niye sararırlar.

İlkbaharda taze taze açıp yeşermişlerdi. Ağacın çiçeklerine meyvelerine yer eylemişlerdi. Niye yaprağın ömrü kısacık.

Eski bir masal vardı. Bir kırlangıcın masalı. Tüm arkadaşları, havalar soğuyunca sıcak yerlere uçarken uçacak gücü olmayan bir kırlangıç. Masal bir ormanda geçiyor. Yemyeşil bir orman. Havalar soğumasına rağmen yemyeşil.

Kırlangıç, bir yerlere gidecek gücü kendisinde bulamıyor, ağaçlara dil dökmeye başlıyor. Kışı onların üzerinde geçirmek istiyor. Çınar, söğüt, kavak kabul etmiyor. Bir çama gidiyor. Ona da dil döküyor, çam kabul ediyor onu sinesine. Yuva yapıyor kırlangıç çam ağacının bir dalında. Yuvası mutlu ediyor onu.

O esnada, kırlangıcın mutluluğu, şükrü dua oluyor çama. Kuvvetli bir rüzgâr esiyor, çam dışında tüm ağaçların o güne kadar dökülmeyen yaprakları dökülüyor. Kırlangıca dallarını açan çam ise yemyeşil kalıyor. Kırlangıçta mutlu oluyor çamda. O günden sonra her sonbaharda, ağaçların yaprakları dökülüyor, kışı ölü gibi geçiriyorlar. Çam ise yemyeşil kalıyor. Çehresi yaz gibi kalıyor kışında.

İlkokuldan hatırımda kalan bir masal. Merhamet ve şükür aklıma geldiğinde bu masal aklıma gelir. Bir küçük kuşu mutlu etmek…

Türkiye şu anda ne kadar küçük çocuğu mutlu ediyor. Ne kadar küçük çocuğa ev olmuş, çatı olmuş, sıcak olmuş, çorba olmuş.

Göçmenlerden bahsediyorum. En çok da Suriyelilerden. Şu anda, onlar en çok.

Pazarda, sarımsak satan adama, yere düşen sarımsağını verdi iki Suriyeli kadın. Sevimli olmaya çalışıyorlar ben anladım. Adama sarımsağını verdiler ama adam mutlu olmadı, onları gördüğüne. Adam, bir gitseniz ülkemizden de rahatlasak dedi. Anladı kadınlar adamın suratından istenmediklerini.

El memleketlerde, elin adamına sevimli olmaya çalışan iki kadın, çoğu insanın umurunda değil. Yerlerine gitsin istiyor, büyük bir çoğunluk. Onlar, bir an önce yerlerine gitsin diye başlayan bir askeri operasyon var. Ülkemin askerleri, onların yurtlarını yeniden onlara vermeye çalışıyor.

1970’lerin çocuğuyum, odasız büyüdük. Kimimizin sabit bir yatağı bile yoktu. Biraz para bulanımız ev aldı hemen, çocuğuna oda yaptı. Mülkiyet sahibi olmak mutlu etti bizi, fazlasıyla birey yaptı.

Evimize misafir çağırmak için dev masalar aldık. Pastalar börekler yapmaya başladık. Çaylı, pastalı, cici misafirli akşamlar geçirdik. Aslımız misafirperver çünkü…

Bireylik gelişti gelişti ve misafiri, misafir sevdik. Üç gündü misafirlik.

Gelir düzeyi artan çocuk yapmaktan bile erinir oldu. Birey, kendini gerçekleştirdiği kendinden, bir birey dünyaya getirmesinden çekinir oldu.

Kendimize, evimize, ülkemize insan ekliyor olma ihtimali ürkütücü gelmeye başladı. Gelecek kaygısını, kontrolü ele almayla halletmeye çalışanlar artmaya başladı. Ormandaki yemyeşil ağaçlar gibiyiz şimdi. Hep yeşil kalacağız sanıyoruz.

Zor günler geliyor önümüz kış.

Suriyeliler küçük birer kırlangıç, burada olmamaları gerektiğinin farkındalar, ama gidemiyorlar da.

Onlara çam ağacı gibi dallarımızı açtık bugüne kadar, gelecek Allahu alem.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP