DOLAR 12,99220.22%
EURO 14,58390%
ALTIN 737,48-0,09
BITCOIN 73984215,23%
Ankara

HAFİF YAĞMUR

06:21

İMSAK'A KALAN SÜRE

Banner 728x90
Banner 728x90
Kudüs Bizi Çağırıyor

Kudüs Bizi Çağırıyor

ABONE OL
2 Temmuz 2021 16:28
Kudüs Bizi Çağırıyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Günlerdir aklımız fikrimiz Filistin. Her Ramazan yaptığı gibi bu Ramazan da İsrail zalimliğine maruz kalan Filistin.

Kiminin toprağını sattığı için reva gördüğü zulme maruz kalan bir Filistin var gündemde. Toprağını satan ilk insanlar Filistinliler gibi düşünüp onları düşünmekten alıkoyabilenler var.

Toprağını satmanın yaşamak için para kazanmayla bir alakası yokmuş gibi bir düşünce var.

Elinde fazla toprağı olan kaç kişi bir alıcı varken toprağını satmama gibi bir umursamazlığa, tok gözlülüğe sahip olabilir. Ülkede aileden kalan toprağı kendi çoluğuna çocuğuna kat, araba, eşya haline getirmeyen kaç kişi var.

Filistin zamanında ülkesine gelen Yahudilere kapısını açtıysa para karşılığında toprağının bir kısmını sattıysa bugün içinden çıkan İsrail’in her dediğini yapması her istediğini vermesi yok olup gitmesi mi gerekiyor?

Her geçen gün kendi konforu için Filistin’den parça koparmaya çalışan bir İsrail var. Elinde avucunda kalanla yaşamak, elinde avucunda kalanla ölmek isteyen bir Filistin var. Çocuğu ile karısı ile gazi olan kocası ile olana bitene direnen bir Filistin var.

2003 yılında Rachel Corie’ye mezar olmuştu refah. Gene o zamanda İsrail Filistinlileri bunaltıyordu. Sarı saçlı çaresiz bakışlı bir kız yollar aşarak Filistin’e geldi. ‘zulüm bizdense ben bizden değilim. ‘ dedi. Bir İsrail buldozerinin altında can verdi. Bir Filistinlinin evi yıkılmasın diye.

2004 yılında Şeyh Ahmet Yasin Gazze’de bir İsrail saldırısı sonucu şehit oldu. Ömrünü İsrail zulmüne karşı direnmekle geçiren, daha önceki bir saldırı da sakat kalan ama yolundan dönmeyen bir mücahitti.

Filistin, içinde kahraman olmak zorunda kalan her yaştan insanlarla dolu. Orada yaşamak için kahraman olmak zorundalar.

2014 yılında 29 yaşındaki Fadi Abu Salah tekerlekli sandalyesinde mücadele ederken şehit oldu. Daha önceki saldırılarda iki ayağını kaybetmişti. İki eliyle İsrail askerine taş atarken öldürüldü.

İsrail’in en donanımlı silahlarına karşı nadiren bulduğu bomba ile karşılık veren Filistin var. Arada meşru bir şekilde kendini müdafaa ediyor. Sonra İsrail ona kat be kat kat nisbiyle karşılık veriyor.

Dünya yıllardır olanı biteni seyrediyor. Arada bir iki kınama ile güya sesini çıkarıyor. Sonra işine bakıyor. Arap ülkeleri yıllardır daldıkları gaflet uykusundan uyanamıyor. Başlarındaki petrol sarhoşu liderlerin ufkunda ötesini göremiyorlar.

Geriye biz kalıyoruz. Biz Filistin’e Rachel Corie’den daha yakınız. Hem dinen hem mesafe olarak daha yakınız.

Sadece bu günlerde değil her an onları düşünmek zorundayız. Her çocuğumuza sarıldığımızda onları düşünebiliriz. Sadece onları değil aç olan çocukları, yalnız olan kadınları, yolda kalmışları, çaresiz olan sığınmacıları…

Mutlu olmak için sadece tüketmek zorunda olduğumuzu düşündüğümüz her an kapitalizmin ekmeğine yağ sürdüğümüz her an dünyada yaşanan tüm mazlumlukları düşünebiliriz.

Yaşama sevincinin tadını kaçırmadan bir yerlerde canı acıyan insanları düşünebiliriz. Onlara dua edebiliriz. Belki bizim duamız onların gönlüne su serpecek duadır. Belki bu sefer bizim uyanışımız içindir bu olan biten. O beklenen insan biziz belki de.

Rachel Corie, Şeyh Ahmet Yasin, Fadi Abu Salah olma sırası bize gelmiştir belki de.

Kudüs bizi çağırıyor belki de. Değerli olanları unuttuk belki de. Değer yüklemesi yapılıyor kalbimize belki de.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP