DOLAR 13,4982-0.19%
EURO 15,4205-0.11%
ALTIN 791,010,19
BITCOIN 577909-0,79%
Ankara

AÇIK

15:45

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

Banner 728x90
Banner 728x90
Mutluluk ve Etimoloji

Mutluluk ve Etimoloji

ABONE OL
3 Temmuz 2021 21:51
Mutluluk ve Etimoloji
0

BEĞENDİM

ABONE OL

TDK sözlüğünde “Bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan duyulan kıvanç durumu, ongunluk, kut, mesut olmak, saadet, bahtiyarlık, saadetlilik” olarak tanımlanmaktadır.

Mutluluk kelimesinin kökü olan mut kelimesinin etimolijik olarak karşılığı yok. TDK‘ya göre “mut” kelimesi “mutluluk” demek.

Türkçe kökenli kelimelerin “m” harfiyle başlamaması gibi genel bir kural vardır. Bu kuraldan yola çıkarak, Türkiye Türkçesi‘nde rastladığımız “mutlu“nun “kutlu mutlu” kalıbından gelmiş olabileceği öne sürülmüş. Eski Türkçe “kut” kelimesinin “uğur“, “baht“, “talih” ve “bereket” gibi anlamları var. Farsça “bahtiyar“, Arapça “saadet“ten gelen “mesut” ve İngilizce “happy” kelimelerinin hepsinin “şans” ve “talih” kavramlarını barındırdığını düşünürsek, “kutlu“dan “mutlu” çıkarılmış gibi duruyor.

“mutlu” kelimesi “umutlu“nun “u” harfini kaybetmiş hali. “Dilemek, istemek” anlamındaki “ummak” fiilinden türetilmiş bu Türkçe kelime, bildiğiniz gibi hayata dair olumlu beklentilerimizi, dileklerimizi anlatır.

Bizler umutlandığımız için mutlu oluyoruz. Mutluluğumuz sahiplik üzerinden inşa etmeye çalışıyoruz. Önce sahip olmamız gerektiğini sanıyoruz. O yüzden bu günü görmüyor hep daha sonraki günleri kolluyoruz.

Ekonomist Richard Layard 2015 yılında “Mutluluk” (happiness) isimli bir kitap çıkardı. Kitabın içinde mutluluk ile refah düzeyi arasındaki ilişkiyi araştırdı. Yaptığı meta analiz sonrası mutluluğun gelir seviyesi ile alakası olmadığı ortaya çıktı. Gelir seviyesi gibi mutluluğu etkilenmeyen beş  önemli faktör daha bulundu. Bizlerin mutluluğun üzerinde etkisi olduğunu sandığımız ama hiç alakası olmayan bu beş faktör; yaş, cinsiyet, görünüş, zeka seviyesi, eğitim olarak bulunuyor. Daha güzel olunca daha mutlu olacağını sananların yanıldığı ortaya çıktı.

Mutluluğun alakası olan faktörler; aile ilişkileri, belirli miktarda gelir, mesleğini anlamlı bulmak, eş dost konu komşu ilişkisi, cesur ve bağımsız olmak, sağlık, inanç ve değerlerin ahenk içinde olması olarak çıkarılmıştır.

Bir ekonomistin mutlulukla ilgili vardığı yer, paranın değil insani ilişkilerin insanı mutlu ettiğidir. İnsanın elinde avucunda olan maddi manevi ne varsa hepsini sevmesi gerekiyor. Sevdiği insanlarla kurduğu güzel ilişkiler sayesinde de sevilmesi gerekiyor. Dinini, örfünü, karşı komşusunu, işini, eşini, dostunu sevmesi gerekiyor. Sevdiği insanlara özenmesi onlarla iyi ilişkiler kurması gerekiyor. Ancak elinden geleni yapınca mutlu olabiliyor.

İnsan beyni, arkadaşımız diyebileceğimiz maksimum 150 kişi ile iletişimi sağlayıp bireysel yakın ilişki kurmayı sağlayacak potansiyele sahip. Beynin sahip olduğu bu kapasitesini kullanarak mutluluk için çaba içine girmek yerine medyanın elinde birer esire dönmek de bir tercih.

Dünyanın yaşanılamayacak bir yer olduğu şeklinde karamsar bir düşünceye sahip olmak da bizim elimizde. 1980’lerde Gerbner uzun süre TV izleyen insanlar ve daha az TV izleyen insanların arasındaki zihniyet farkına dikkat çekiyor. Uzun süre televizyon izleyen insanlar daha az televizyon izleyen insanlarla kıyaslandığında yaşadıkları dünyanın çok kötü bir yer olduğunu düşünüyorlar. Gerbner buna “acımasız dünya sendromu” adını veriyor. Bu sendroma sahip insanlar şiddetle yoğrulmuş TV dünyasına aşırı biçimde maruz kalanlar dünyayı güvenli olmayan tehlikeli ve acımasız bir yer olarak algılamaktadırlar. Günümüzde televizyondan çok daha fazla hayatımıza işleyen internet sayesinde bu günün insanının sahip olduğu umutsuzluk en iyi şekilde açıklanır.

Mutlulukla ilgili yapılan son araştırmada Türkiye daha da geriledi. 2017’de 69. sırada yer alan ve geçen sene 93. olan Türkiye, bu yıl 104. sıraya kadar geriledi (www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-56464312).

Belki de sorun bizde değil kelimede. Kelime bazı insanlara uymuyor belki de. Umuttan türetildiği için belki de mutlu olamıyoruz. Mutluluk yerine eski Türk filmlerindeki saadet kelimesini kullansak belki de daha çok mutlu olacağız. Saadet her istediğine kavuşmuş olan demektir. Talihi iyi olmak demektir. Saadet kişinin kendini talihli görmesidir, kendini iyi bir yerde görmesidir. Dil de bizimle beraber yaşar. Anlamlı olmayan ya da anlamı sandığımız kadar iyi olmayan bazı kelimeler zihnimizi kötü etkiler. Etimolojik kökeni olmayan bir kelime ile yaşamaya çalışma belki de bizdeki çoğunluğun mutluluğuna sebep. Yeni neslin mutluluk odaklı olmak istememesi beki de ondan.

Bahtiyar: talihi, alın yazısı, şansı yardım eden anlamında bazı inanışlarda bir tanrı sıfatıdır.

Mesut: bahtlı olan, iman ehli olan demektir.

Ben mutluluk kelimesini seviyorum ve hakkını vermeye çalışıyorum nefes aldığım her an. Mutlu olmayı beceremeyenler ya da mutluluk kelimesi ile derdi olanlar bir de saadetli olmayı mesut olmayı bahtiyar olmayı denesinler.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP