DOLAR 12,99220.22%
EURO 14,58390%
ALTIN 737,48-0,09
BITCOIN 73984215,23%
Ankara

HAFİF YAĞMUR

06:21

İMSAK'A KALAN SÜRE

Banner 728x90
Banner 728x90
Sabır, Hicret ve Savaş Ekseninde Arakan

Sabır, Hicret ve Savaş Ekseninde Arakan

ABONE OL
14 Eylül 2017 01:19
Sabır, Hicret ve Savaş Ekseninde Arakan
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Müşrik denilen baskıcı, zorba, merhametsiz ve insanlıktan çıkmış Mekke toplumunun burjuvazi kesimiyle uzun süre mücadele yöntemi olarak sabrı seçen Hz. Muhammed (s.a.v) in ümmeti Arakan, bir kez daha dünya Müslümanlarının imtihan sebebi oldu. Dinlerin hususan Budizmin, siyasal mücadelenin aracı, ayrılık ve çatışmanın konusu haline getirilmesi, Müslüman Arakan için kıyımın da habercisi olmuştur. İnanan Budistlerden insanlığın selameti için bu zulme ortak olmamaları adına tavır koymaları beklenirken, sorunun hatta bu kıyımın baş aktörü haline gelmeleri bir başka üzücü fotoğraftır.

Çıkarları için insanî değerleri hiçe sayan egemen ve emperyal zihniyetler, futbol müsabakası gibi Arakan’da yaşanan zulmü seyretmekle yetinmektedirler. Görülen o ki, gerek Suriye’de ve gerekse de Arakan’da islamî ve insanî değerler, topyekûn bir saldırı altındadır.

Yaratılışları itibariyle eşit haklara sahip tarafların birbirlerinin varlıklarına saygı duymamaları, bunu bilhassa Budist fanatiklerinin yapmaları Arakan Müslümanlarının kaderlerine savaş, zulüm, açlık ve göçü doğurmuştur.

Kur’an’da ifade edildiği gibi “güzel öğüt ve hikmetle Rabbinin yoluna çağır…” düsturunu kendine şiar edinen Hz. Muhammed (s.a.v) in çaresiz, aç ve sussuz ümmeti Arakan, ya Naf nehrinde boğulmakta ya Naf nehrinin timsahlarına yem olmakta ya da kardeşleri olan Bangladeş’e hicret ederek Muhacir olmakta veyahut Budist çeteler tarafından hunharca katledilmektedir. Bu zulmün gerek dünyaya duyurulması ve gerekse de çeşitli yardımların Bangladeş üzerinden Türkiye tarafından yapılması, bizi hem mutlu etmekte hem de geleceğe dair ümitlerimizi artırsa da ümmetin suskunluğu bağrımızda derin yaralar açmaktadır.

Ehl-i kitaptan Necran Hristiyanlarına kendi dini kimlikleriyle yaşama ve inançlarında özgür olma hakkını karşılıklı bir anlaşma ile garanti altına alan Hz. Muhammed (s.a.v) in ümmeti Arakan halkına, bugünün Ehl-i kitapları ise sadece ölümü ve sürgünü reva görmektedir. Ve ne acıdır ki, Müslüman coğrafyaların bağrına saplanmış cehalet, terör, acı ve işgal gibi meş’um illetler; Müslümanları bu zulüm karşısında yardım eden değil suskun seyirci haline getirmiştir.

İslâm gibi her dinin, tebliğ edilme gibi bir sorumluluğu vardır. Bu sorumluluk, o dinin müntesiplerince yerine getirilmeye çalışılır. Ama hiçbir dinde, tahakküm yoktur. Hiç kimsenin etlisine sütlüsüne karışmayan münzevilik dini Budizmin müntesipleri ne yazık ki bugün insanları hususan Arakan Müslümanlarını tahakkümleri altına alabiliyor ve insanlığı acımasızca katledebiliyor.

İnsan, kendisine verilen kuvveler itibariyle yeryüzünde imar ve ıslah görevini yerine getirir. Kendisine yurtlar ve medeniyetler edinirken hem hemcinsi olan insanı hem de kendisine sunulan doğayı korumakla da mükelleftir. Ancak bugün insanlık semasında beliren kara bulutlar, insanların işlediği günahlarla yeryüzünü ifsat ettiğinin adeta bir göstergesidir.

Her gün sosyal medya ve haber ekranlarında izlediğimiz –ama sadece izlemekle kaldığımız- onca katliam ve zulüm, bizim insanlığımızdan ne derece uzaklaştığımızın da acı sonuçlarındandır.

Dün Filistin işgal edilirken ses etmeyen Müslüman camia, bugün Suriye’ye, Irak’a ve son örnek Arakan’a seyirci kesilmekle kalmamış; adeta yapılan zulme ortaklık payesini elde etmiştir.

Kutsal/Kurumsal dinler; savaşı, arızî; barışı ise esas hedef olarak görürler. Nitekim dinlerin insanlığa merhamet vaadlerinin temelinde de bu durum yatmaktadır. Ancak vakıa gösteriyor ki; dinler, inananlarının eliyle bir zorba ve tahakküm aracı haline gelmiştir. Sevgi ve aşk kokan Buda’nın öğretilerinin müntesipleri, işte bu yüzden mazlum ve mağdur Arakan Müslümanlarının celladı olmuşlardır. Ve ne yazık ki hakkı, güçte gören emperyal ve egemen düzen, parça parça ettikleri alem-i İslâm’ı, Arakan’da yaşanan zulme karşı koyu bir sessizliğe büründürmüşlerdir.

Allah’ım, sen Arakan’da yaşanan bu savaş ve zulmü, Arakan Müslümanları için sosyal dönüşüm ve hayırlı devrimlere vesile kıl. Baskı ve sindirme ile zulüm geceleri karardıkça; aydınlık sabahlar yakındır inşallah…

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP