DOLAR 12,99220.22%
EURO 14,58390%
ALTIN 737,48-0,09
BITCOIN 73984215,23%
Ankara

HAFİF YAĞMUR

06:21

İMSAK'A KALAN SÜRE

Banner 728x90
Banner 728x90
Tükenmez Kalem Gibi Bir Şey Yaşamak

Tükenmez Kalem Gibi Bir Şey Yaşamak

ABONE OL
3 Temmuz 2021 21:54
Tükenmez Kalem Gibi Bir Şey Yaşamak
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sabah bir sala ile uyandım. Mezarlığın yanında oturmanın handikapı. Her güne iki üç sala düşüyor.

Köyümde haftaya bir iki cenaze düşerdi. Her salada babaannem kulaklarını dört açardı. “Bakalım kim ölmüş?” derdi. Tanırdı genelde ölenleri. Her ölenle üzülürdü. Sonra da cenazesine gitmenin ya da taziyesine gitmenin planlarını yapardı. Anlamazdım o zaman ondaki hüznü. Çocuk olmak ölümü anlamamak tam olarak. Sevdiği insan ölmediyse ölenin ölmüş olması ya da yaşıyor olması önemli olmuyor.

Mezarlığa yakın oturmak çocukluk ile gençlik arası bir hal. Salalar kanıksanıyor. Sala olmuyorlar mahallenin ritüeli gibi geliyor.

Ölüm nihai son. Bu aralar, bazı bilim adamlarının korkuttuğu bir durum. Korona olma ile ölmeyi eş tutan bilim insanlarının, tedbirlere uymayanları ürküttüğü hal. Şu sıralar en korkulan hal.

Oysa doğum ile başlıyor ölüme doğru bir yolculuk. Olgunlaşan domatesin birkaç gün sonra çürümeye başlaması kadar olağan, ölüm. Üzerinde fikir yürütmeye gerek olmayan, dünyanın değiştirilemeyen, herkesi içeren tek gerçeği. Var mı ölüm kadar kesin bir gerçek daha? Üzerinde durulsa da gerçek, durulmasa da gerçek.

Ölümü bilinciyle yaşamaya odaklanmamak neden?

Ölene kadar güzel yaşamamak neden?

Bu kadar ölüm yazmak yeter. Ölümü bu kadar anmak bana kasvetli geliyor. Hüzün severim ama kasvet hiç bana göre değil. Senelerce yaşayıp sadece bir kere öleceğiz. Ne duruyoruz yaşayalım o zaman.

Yaşamak, tükenmez kalem gibi. Adını ilk duyduğumdan beri ayrı bir şekilde ilgimi çeker tükenmez kalem. Biz, dolma kalemle güzel yazı defterine el yazı yazan nesil için kurtuluş idi tükenmez kalem. Hoş, hocalarımız hiç sevmezdi onu, ısrarla mürekkepli kalem ile yazmamızı isterdi. Ne çok kazalara sebep olmuştu o mürekkepler. Beyaz okul gömleklerimiz her hafta sonu makinaya girerken üzerinde mürekkep lekesi olurdu muhakkak.

Tükenmez kalem gibi sanıyoruz, öyle hoyrat öyle umursamaz kullanıyoruz yaşamayı. Mürekkep doldurmaktan kurtulmanın verdiği rahatlık gibi sarf ediyoruz. Sonra da bir bakıyoruz kabasını almışız. Sınavların öncesindeki akşamlarda olduğu gibi nasıl çalışacağımızı ne yapacağımızı şaşırıyoruz. Pişmanlık oluyor, keşke daha önceden daha planlı çalışsaydık. Öyle olurdu, hele zor derslerde. Bazen hiç hazırlanamadığımız bir sınavdan müthiş güzel notlar alırdık. Son andaki çalışmanın, sınavlarda iyi sonuçlar verebileceği bir ölçme değerlendirme gerçeği. Öğrenmenin kalıcılığı anlamında çok faydalı değil ama sınavda başarılı olmak anlamında faydalı olabiliyor. Belki de öyle olacak gene. Son dönemeçte yaptığımız çabalar, uzun bir ömrün tüm yaşanmamışlıklarını kurtaracak. Finalde kendimizi bile şaşırtacağız. Varsın her zaman da tüm öğrenmeler kalıcı olmasın. Sınavı geçelim sadece. Yaşayalım, hakkını vererek. O da bize hakkımızı versin.

Yaşamak ev yemeği yapmak gibi. Ya da benim ev yemeklerim gibi. Kendimi bildim bileli yemek yaptığım halde, bir yemeğim önceki yemeğimden farklı olur. Bazen bunu hususiyetle yaparım, yeni şeyler denemek isterim bazen şartlar sebep olur. Acelem olur. Bazen lanetlayn yaparım ama yemeğim muhteşem olur. Bazen de özenirim bezenirim sevgimi katarım ama yemeğim umduğu gibi olmaz. Restoran yemekleri gibi olmaz benim yemeklerim. Restoranlar her zaman aynı tadı tutturur. Öyle bir örtüşür ki restoranla bazı yemekler, zamanla sıkılırız, başka restoranlara gitmek isteriz. En azından öyleydik. Yeni farklı restoranlar denerdik. Güzel günlerdi. Burnu akandan, öksürenden korkmazdık.

Salya sümük gezerdik, başımız yana düşerdi, ateşten ağrıdan gene de gezerdik. Risk alıyormuşuz, risk saçıyormuşuz bilmiyorduk. Cahil ve mutlu olduğumuz günlerde…

Yaşamak hesapsız olmak. Yaşam matematik gibi bir şey değil. Matematiği kullanıyor sadece. Daha çok istatistik, olasılıklarla dolu. Deprem için yapılan istatistikler gibi. Olan şeyler, geçen senelere bölünüyor. Rakam büyükse korkuluyor, rakam küçükse korkulmuyor. Her sonranın bir sonrası olasılık. Yazı tura gibi ya da altılı zar atmak gibi. Evdeki hesabın çarşıya uymamasının olasılık olması.

Yaşamak güzel şey. İnsanın kendini kandırabilmeyi başardığında daha da güzel. Başkasının kandırmasına gerek olmayınca… En güzel kandıran en güzel ikna eden kendi olunca güzel şey. Yaşamak için ihtiyaç duyulan insanların yanında olup o insanlara sonuna kadar kanmayınca güzel…

Yaşamak; kandırmaya çalışanlardan ya da başkalarını kandırmaya çalışanlardan rol çalıp en lazım kelimeleri en uygun vurgularla harmanlayıp gerektiği kadar uzun, gerektiği kadar anlamlı bir birleşik cümle kurmak. Ölüm de onun sonundaki nokta.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP