DOLAR 13,151114.91%
EURO 14,801315.06%
ALTIN 727,809,90
BITCOIN 73824015,09%
Ankara
14°

KAPALI

17:49

AKŞAM'A KALAN SÜRE

Banner 728x90
Banner 728x90
Sınırsızlaştırılmış Sevgili – Üvercinka

Sınırsızlaştırılmış Sevgili – Üvercinka

ABONE OL
20 Ocak 2016 23:37
Sınırsızlaştırılmış Sevgili – Üvercinka
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cemal Süreya’ da Sınırsızlaşan Sevgili

“Şiiri bütün fazlalıklardan kurtarmak istiyor, usun özgürlüğünden ne güzellikler doğabileceğini gösteriyor.”

Melih Cevdet Anday

ÜVERCİNKA

Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden
En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu
kesmemeye
Laleli’den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
Bütün kara parçalarında
Afrika dâhil

Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
Yatakta yatmayı bildiğin kadar
Sayın Tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler
Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde
Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor
Bütün kara parçaları için
Afrika dâhil

Senin bir havan var beni asıl saran o
Onunla daha bir değere biniyor soluk almak
Sabahları acıktığı için haklı
Gününü kazanıp kurtardı diye güzel
Birçok çiçek adları gibi güzel
En tanınmış kırmızılarla açan
Bütün kara parçalarında
Afrika dâhil
Birlikte mısralar düşünüyoruz ama iyi ama kötü
Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse
değerlendiremez
Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna
diziyorlar
Bütün kara parçalarında
Afrika dâhil
Burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası
Kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki
Padişah gibi cesaretti o, alımlı değme kadında yok
Aklıma kadeh tutuşların geliyor
Çiçek Pasajında akşamüstleri
Asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor
Bütün kara parçalarında
Afrika hariç değil

Üvercinka öz bakımından nerde duruyor acaba?  İlkin Freud’dan hız alan, ama onun uç noktalarına ulaşmayan, normal karakterli bir seksüalizm göze çarpıyor.  Modigliani boyunlu, işlek ağızlı kadınlar. Bir ruh ve vücut beraberliği.  Gerçeküstücülerin itilmiş libido’sunun garip ve patolojik görüntüleri, simgeleri yok Cemal Süreya şiirinde. (Ahmet Oktay 39)

Üvercinka Şiirinin İmge Düzlemi

TEMATİK GÜÇ

KARŞI GÜÇ

KAVRAM DÜZLEMİ

HAKLI OL(MA)MAK

UMUDU KES(ME)MEK

İYİ

GÜNAH, AYDINCA DÜŞÜNME,

KÖTÜ

SİMGE DÜZLEMİ

AFRİKA, KURŞUNA DİZİLMEK, YOKSULLUK

KARA PARÇALARI

HARİÇ OL(MA)MAK

ACIKMAK, KİMSESİZLİK

LALELİ, DÜNYA, PADİŞAH, HÜR OLMAK

SAYIN TANRI, GÜN, SABAHTAN-AKŞAMA (ZAMAN), KALABALIK CADDELER

Cemal Süreya’nın şiir hakkındaki şu sözleri, onun şiirlerini yorumlarken bu “okunabilirlik”in nasıl mümkün olabileceğini gösterir: Şiirin birimi kelime […] bir hacimdir.  Ele aldığımız anda bir tarihi, birtakım çağrışımları, serüvenleri vardır.  Onu nice değiştirmiş olursak olalım yine de pek fazla değiştirmiş sayılmayacağızdır.  Renkleri bir ressam bir yüzeye nasıl vurursa vursun, bu o renklerin doğalarına aykırı düşmez.  Ama kelimeler eninde sonunda gerçeğin ufak parçaları oluyor, unutmamalı.  (“Üvercinka Dedi ki…” 21)

Üvercinka” şiiri, bir aşk şiiri olarak dikkati çeker. Yedişer mısralı beş bölümden oluşan şiirde, “Afrika dâhil” mısrası bu birimleri hem biçimsel, hem de anlamsal bakımdan birbirine bağlar. Şair sevgilisiyle yaşadığı anları anlatırken anı ve çevreyi onunla birlikte ele alır. Aşkın veya sevginin evrensel bir duygu olduğu gerçeğinin temel alındığı şiirde, erotik göndermelerle sevgilisine duyduğu aşkı anlatan Süreya, onun çeşitli özellikleri üzerinde de durur. Şiirde, bu lirizmin yanında, yer yer çeşitli sosyal konulara da göndermeler yapıldığını söylemek mümkündür. Ancak Cemal Süreya, bunu çeşitli imgeler üzerinden anlatmayı tercih etmiştir. Bu şiirle ilgili hemen hemen bütün yorumlarda aşkın merkeze alındığı ve bunun üzerinden dışarıya ve yaşanılan hayata doğru gidildiği üzerinde durulur. Mehmet Kaplan’a göre, “Üvercinka” bir bütün olarak, şairin sosyal düşünceleri- enternasyonal Marksizm- ile cinsî arzularını birleştiren bir şiirdir (Kaplan, 1980:268). Şiire konu olan işçi kızın çeşitli an ve durumlardaki görünüşlerini vermeye çalışan şair, onu sadece cinsel bir obje olarak ele almaz. Bu kızın çeşitli olumlu özellikleri şiirin her bir bölümünde ayrı ayrı ortaya konulur. Fakat bu olumlu özellikleri ortaya koyuş Cemal Süreya’daki sevgili anlayışının bir portresidir.

Yahya Kemal’in şiirinde üst sınıflardan olan sevgili (Mignon, “Vuslattan Sonra” 37), Cemal Süreya şiirinde sıradan bir insandır, hatta “Üvercinka” şiirinde “sınıfsız” ya da “sınıfsızlaştırılmış” bir insandır.

Sevgiliye ilişkin olumlu özellikler anlatılırken birimlerin sonlarında tekrar edilen “Afrika dâhil” mısrası ile bu olumluluk hâli arasında anlamsal bir ilişki kurulur. Modern dünya tarafından “üçüncü dünya” ülkelerinin oluşturduğu bir kıta olarak görülen Afrika, yok sayılmanın ve ötekileştirilmenin derin acılarını yaşayan bir coğrafyadır (Andı, 2). Şair belki de bu bağlamdaki tepkisini ortaya koymak için sevgiliye ait olumlu şeyleri Afrika’yla ilişkilendirerek söyler.

Birden nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez

Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor

Bütün kara parçalarında

Afrika dâhil

Erotik etkinliğin alegorilerle kurulduğu şiirlerde coğrafî terimlerin, erotik etkinliği anlatmak için birer alegori olarak kullanılmasını görüyoruz. “Sevişmek” eyleminin evrensel boyutuna ve insanî yanına dikkat çeken şair, bu eylemin çerçevesi içine Afrika’yı da ekler. Böylece bu kıta hatırlanmış ve değer görmüş olur. “Afrika dâhil” mısrası bir taraftan da bu coğrafyanın dışındaki kara parçalarına işaret eder. Bu kara parçaları, modern Batı ülkelerinin ve Amerika’nın oluşturduğu coğrafyalardır. Bu toplumlarda cinselliğin veya erotizmin insanî bir durum olarak, hayatın bir parçası olarak algılanmasını ve bu toplumların bu konudaki geniş hürriyetlerini dikkate alan şair, bu eylemin Batılılar tarafından ilkel veya az gelişmiş olarak damgalanan Afrika insanının da hakkı olduğunu vurgulamak ister gibidir. Afrika’yı da bu olumlu eyleme dâhil ederek sürekli ötekileştirilen bu kıtanın yanında yer almış olur. Şairin anlattığı kadının en önemli özelliklerinden biri de Marksist eğilimleridir. “Aydınca düşünmeyi” bilen bu işçi kızın saçlarının her bir telinde Afrika’nın da dâhil olduğu bütün kara parçaları için ayrı bir kalp çarpmaktadır.

Ben böyle bir saç görmedim ömrümde

Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor

Bütün kara parçaları için

Afrika dâhil

Burada “bütün kara parçaları/bütün insanlar” için üzülen, daha çok fakir ve yoksul halkların dertlerini kendine dert edinen bir kadın imajı çizilir. Ötekileştirilmiş olan Afrika’yı bir insanın önemsemiş ve düşünmüş olması bile güzel bir duygudur. Sevgilinin bütün mazlum insanları düşünmek gibi olumlu bir özelliğinden Afrika halkı da payını almış olur. Şair, dördüncü bölümde kendisini sevgilisiyle aynı ideoloji ve zihniyet yapısı içinde görür. Sevgilisi ve onun gibi sömürüye, emperyalizme direnen insanlar dünyayı değiştirmek için mücadele ederler ancak, karşılarındaki güçler onların bu isteklerine karşı gelmektedir.

Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek

İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar

Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar

Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna diziyorlar

Bütün kara parçalarında

Afrika dâhil.

İmaj, bir kelimenin şiir içerisinde farklı yerlerde tekrarlanması şeklinde görülebileceği gibi, en az iki kelimeyle yapılmış alışılmamış bağdaştırma şeklinde, mısra ve kıta halinde veya şiirin bütününü kapsayacak bir biçimde de görülebilir Üvercinka şiirinde şiirin bütününü kapsayacak şekilde her 7’liğin sonunda Afrika imajı tekrarlanmıştır. Şair şiirin bütününde sabahları acıktığı için haklı olan, gününü kazanıp kurtardı diye güzel olan, boynunun birkaç köşesine asılı olduğu sevgilisinin yansımasını bütün dünyaya ilan etmiştir ve her şekilde modern dünyadan ayrı tutulan üçüncü olarak adlandırılan Afrika dâhil olmak üzere.

“Cemal Süreya ölmüş diyorlar
ilahi azrail!..
Cemal Süreya ölür mü hiç!”

Çağdaş şiir geldi kelimeye dayandı. (…)  Çağdaş şairler kelimeleri bile sarsıyorlar, yerlerinden, anlamlarından uğratıyorlar. Bu böyleyken bizde hâlâ folklora, halk deyimlerine yer veren şairlerin kısır bir yolda oldukları sanısındayım. Çünkü folklorda şiirin bugünkü entelektüel niteliğini taşıyacak yeti yoktur. Halk deyimlerinin havası şiirin kanat çırpmasına imkân vermeyecek kadar dar bir havadır(Cemal Süreya 1992, 23). Bu sözleri söyleyen şair tabi olarak dilin en uç noktalarına gidecekti. Cemal Süreya şiiri, kendini kurma ve sürdürmede “erotik vurgu” gibi ayırıcı bir özelliği odağına yerleştirmiştir. Ancak bu vurguyu, şiirin tümüne rengini veren bir eğilim saymak mümkün gözükmemektedir (Ergül, 2003:100) Nitekim Cemal Süreya şiirinde aşka ilişkin şiirle erotik temalı şiir yan yana durabildiği gibi, politik şiirle her türlü politik belirlenimden bağımsız olarak bireyin şiiri de yan yana gelebilmektedir. Başka bir deyişle, Cemal Süreya şiirinde farklı açılımlar, birbiri içinde gelişen ve ilerleyen bir özellik göstermektedirler. Cemal Süreya’nın zengin şiir dilinin özellikleri, çağının gerektirdiği sosyal sorumluluğu Üvercinka şiirinin tahlilinde de ortaya çıkmıştır.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP